Selektif Mutizm (Seçici Konuşmamazlık) Nedir?
- Gülşen Yıldırım
- 17 Ağu 2023
- 3 dakikada okunur
Mutistik çocuklar konuşabilme yeteneğine sahiptirler. Ama bu yeteneği kendileri için yabancı ortamlarda, belirli yerlerde ve/veya belirli kişilere karşı sergileyemezler. Dilsizleşirler, susarlar, taş kesilirler ve sonuçta sadece jest ve mimiklerle veya yazılı olarak anlaşma yoluna giderler. (Hartmann 1992 in: Katz-Berstein 2007)

Eğer bir çocuk veya ergen alışılagelen bir zaman diliminden daha uzun bir sürede, belirli ortamlarda ve/veya belirli kişilere karşı, bu ortamlarda konuşulan dili yeteri derecede veya tamamen kullanabilme yeteneğine sahip olduğu halde konuşmuyor, susuyorsa bu kişide selektif mutizmden bahsedilebilir.(Bahr, R. in: Sprachjeilarbeit 1998 1, s29)
Tanımlardan da anlaşılacağı gibi selektif mutistik çocuklar konuşabilme yeteneğine sahiptirler. Ancak belirli ortamlarda veya belirli bir topluluğa karşı konuşmada zorluk çekebilirler. Bu zorluk çocuğun kendisini güvende hissettiği tanıdık yakın çevresinde kendisini göstermez. Bu durum genellikle ev ortamında gözlenir. Çocuk evde kendini ifade eder, konuşur. Çekingenlik ve/veya utangaçlık, tutukluk gözlenmez. Bazı vakalarda, evde çocuğun tanımadığı kimselerin bulunması veya çocuğun sık görüşmediği akrabalarının ziyarete gelmesi durumunda çocukların mutistik davranışları gösterdiği görülür. Bunun nedeni çocukların bu kişileri de kendileri için yabancı sınıfına koymuş olmalarıdır. Selektif mutistik çocuklar konuştukları kişileri veya kendilerini ifade ettikleri ortamları bilinçsiz olarak seçerler. Genellikle ortamı veya kişiyi seçme özgürlüğü söz konusu değildir. Çocuklar konuşmadıkları ortamlarda kendilerini jest ve mimiklerle veya yazılı olarak ifade etme yoluna giderler. Fakat yine de çocuğun genelde kendini ifade etme şekli güvendiği ortamlar dışında ciddi bir şekilde etkilenmiş olabilir. Örneğin çocuk suskunluk teması açıldığında başını önüne eğer, vücudunu yan tarafa çevirir veya katı bir şekilde hareket etmeden durabilir.
3;4- 4;1 yaşları arasında suskunluk gözleniyorsa erken dönem selektif mutizmi, 5;5 yaşlarından itibaren gözleniyorsa geç/okul mutizmi olarak adlandırılır. Yaşlar arasındaki geçiş, bozukluğun çocuğun yaşamındaki değişikliklerin onun için “yeni” olması ve bununda beraberinde “adaptasyon” ve “entegre” olmak zorunluluğu ve bu zorunluluğun çocuk için oldukça zor bir süreç olduğu anlamına geliyor.
Normalde selektif mutizm ilk olarak anaokulunda kendini gösterir. Ama selektif mutizmin işaretlerini daha önceki dönemlerde görmek mümkündür. Anaokulundan önceki dönemde çocuğun komşu ziyaretlerinde veya oyun parkındaki içine kapanık ve sessiz davranışları çoğunlukla utangaçlık olarak yorumlanır. Bu davranış çocuk doktoruna yapılan ziyaretlerde de kendini gösterir. Burada çocuklar alışılmadık bir şekilde sessiz ve sıkılmadan uzun bir süre oturur ve beklerler. Burada çocuk, doktorun direktiflerini takip etmez oysa evde tam tersine bir eğilim içindedir. Hareketlidir, konuşkandır ve yerinde durmaz. Ama anaokulunda belirli bir alışkanlık süresinden sonra (en az bir ay) çocuk günlük aktivitelere katılabilmeli ve diğer çocuklarla veya öğretmeniyle herhangi bir formda diyaloğa geçebilmelidir. Eğer bu gerçekleşmezse anne-babalar öğretmenler tarafından bilgilendirilir. Bazen anne-babaların çocuklarının herhangi bir aktiviteye katılmadan sessizce bir köşede oturduğuna inanmaları güçtür.
Herhangi bir bozukluğun nedenlerini açık ve net bir şekilde söylemek her zaman kolay değildir. Çünkü basit bir nedenden yola çıkılamaz. Çoğu sorunlar, problemler farklı nedenlerin bir biri ile etkileşimi sonucunda meydana gelirler. Selektif mutizmin ortaya çıkmasında rol oynayabilecek bazı faktörler aşağıda belirtilmiştir. Ama kesinlikle bunlar yalnız başına bu bozukluğun ortaya çıkmasına sebep değildir. Bu faktörler, bazı vakaların ortaya çıkmasında bir rol oynayabilirler ama hepsinde aynı sorumluluğa sahip değillerdir.
· Ailedeki suskunluk, özellikle annedeki sessiz, içine kapanık ve utangaç yapı
· Ailedeki psikolojik bozukluklar, öncelikle anne-babadakiler
· Fiziksel, duygusal ve cinsel istismar
· Ailenin sosyo-kültürel yapısı
· Aşırı kaygılı ve koruyucu anne-baba tutumu
· Ebeveynlerden birinde veya her ikisinde var olan konuşma bozuklukları
· Uyarıcılardan noksan dil ve konuşma çevresi
· Çevreden izole büyüme
· Ağır gelen yaşamsal olaylar, örneğin sevilen bir yakının ölmesi, ebeveynden ayrılma veya güven duygusunu zedeleyici
· Çekingenlik: Bu iki farklı şekilde gözlenebilir!
– Olumlu anlamda yabancılara karşı bir çekingenlik
– Ve reddedilme sonucunda edinilmiş deneyimler ile oluşan tutukluk, korkma veya utangaçlık. Bu durum belirli bir güven ortamı yaratıldıktan sonra bile ortadan kalkmaz.
· Biyolojik stresörler: yaralanmalar, hastalıklar
· Göç etmek
Selektif mutizm, oldukça nadir rastlanan bir sorundur. Bu durumun mutlaka bir uzman tarafından izlenmesi gerekir. Çocukta yukarıda belirtilen ölçütler içinde bir zorluk olduğunu fark eden anne-baba, bu konuyu çok fazla gündemde tutmamalı ve çocuğu sorgulamamalıdır. Anne-babanın yapacağı, çocuğun bu tanıya uyup uymadığına karar vermesi ve zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmak olmalıdır.
Gülşen Yıldırım
Aile Danışmanı / Oyun Terapisti
Comentários